Sosyal medya çılgınlığı ve mobil uygulamalar

Son yılların yükselen değeri olarak sosyal medyayı rahatlıkla gösterebiliriz. Sosyal medya hayatımıza o kadar dahil edildi ki, sosyal medyada TV şovlarını, filmleri ve hatta haberleri izlemekten daha fazla zaman harcıyoruz. Elbette akıllı telefonların gelişmesiyle birlikte sosyal medya uygulamalarının kullanımında da büyük bir artış olduğu aşikar. Bu yazımda başlıkta da bahsettiğim gibi sosyal medyanın kullanımı ve mobil uygulamaların etkisinden bahsetmek istiyorum.

SOSYAL MEDYA KULLANIM ORANI hızla YÜKSELİYOR

Son yıllarda oldukça sık kullanılan sosyal medya platformu artık günümüzde kabul gören bir kanal haline geldi. Sosyal medyada var olma arzusu ve insanın doğası gereği beğenilme arzusu, sosyal medya uygulamalarının kullanımının hızla artmasına neden olmuştur. Uygulamaların stilleri ve isimleri değişse de genel kullanım oranı hiç azalmıyor hatta sürekli artıyor.

TİCARİ BİR PLATFORM OLDU, SADECE EĞLENCE DEĞİL

Sosyal medyanın kullanımı ilk ortaya çıktığında adından da anlaşılacağı gibi sosyalleşmeye, arkadaş çevresini geliştirmeye ve iletişimde kalmaya dayanıyordu ama şimdi çok farklı bir noktaya geldi. Tanımadığınız insanlarla sohbet etmek ve iletişim kurmak bile sıradan hale geldi. Hal böyle olunca mevcut platformlar genişlemeye başladıkça reklam dünyası ve ticari yapı sosyal medya dünyasına entegre oldu.

SOSYALLEŞMEDEN DİJİTALLEŞMEYE GEÇİŞ SÜRECİ

Pek çok kişinin sosyalleşmeyi çağırdığı ve kullandığı platformlar kısa sürede gelişti, çeşitlendi ve gelişti. Artık bilgisayarlarda çalışmayan ve yalnızca mobil uygulama olarak çalışan sosyal medya platformları bile var. Bu uygulamaların her birinin ayrıca kendi ticari reklam yapısı ve dijital algoritması vardır. Sosyalleşmeyi ve dijitalleşmeyi aynı kapıya getiren uygulamalar her geçen gün artarken, kitlelere de yön vermiş durumda.

"SOSYAL MEDYADA DEĞİLSENİZ GERÇEK DEĞİLSİNİZ!" Kişisel, şirket veya marka olarak sosyal medya platformlarında değilseniz, halihazırda olmadığınızı düşünebiliriz. Evet, evet yanlış duymadınız, tıpkı "yoksunuz" cümlesinde kullandığım gibi. Ticaret siciline kayıtlı ve vergi numarası ile resmi bir şirket olarak, bir ofisiniz, web siteniz, personeliniz var, ancak sosyal medya yok. Bu da müşterilerde güven eksikliğine yol açtığı gibi iş dünyasında da tercih edilmemenize neden olur. Bu nedenle iş faaliyetleriniz sosyal medya uygulamaları ile çakışmasa bile sembolik olarak hesap açmalı ve haftada en az 2-3 kez etkileşimde bulunmalısınız. Bunun yanında tabii ki takipçileriniz oldukça fazla olmalı ve paylaşımlarınız beğenilmeli. Aksi takdirde şirketiniz işinde ne kadar başarılı olursa olsun başarılı görünmeyecek ve portföyüne yeni müşteri alamayacaktır. Aynı şey kişisel kullanım için de geçerli. Şirket müdürü olarak ben sosyal medyada burada olduğumu söyleyemezseniz bu pozisyonda uzun süre kalamayacağınız anlamına gelir. Hal böyle olunca maalesef milyonlarca TL dijitalleşme adı altında yurt dışına gidiyor.

HERKES KENDİNİ VE ÖZELLİĞİNİ GÖSTERMEK İSTİYOR

Sosyal medya platformu ne olursa olsun, pandemi döneminin de etkisiyle video konferanslar zorla ve istemeden yapılıyor, uzman olan veya olmayan herkesin canlı yayın videoları havada uçuşuyor ve adeta burada olduğumu söylemek istiyor. Ama şimdi bu durumun biraz gülünç hale geldiğinin anlaşılması gerekiyor. Herkes, hatta şirket yöneticileri bile uzman olmadıkları konularda online toplantılar yapmaya çalıştı. Birilerine hep "Bak, buradayız, durmaksızın çalışmaya devam ediyoruz" demek isterler. Ama gerçeğe döndüğümüzde bunların hepsi hayalidir. Çünkü kimse yapılan işin geri dönüşünü gerçekten ölçemediği için harcanan zamanı, hatta daha da kötüsü ölçmek istemiyor. Çünkü gerçeği görmek istemiyor. Bunun sadece bir numara ve bir numara olduğunu anlamak istemiyor.

AŞIRI ZAMAN RAKAMLARI GERÇEĞİ YANSITMAZ

Öncelikle toplantı, seminer veya brifingin faydalı olup olmadığını anlamak çok önemlidir. Ancak bu asla anlaşılmaz. Çünkü katılımcı sayıları ve rakamları manipüle edilerek sorgulama birimine yansıtılır. İlgili birimlerde çalışmalar yürütüldüğü ve sona erdiği için durumu incelemiyor. Çünkü incelenirlerse başka bir projenin oluşturulması gerekecek ve aksiyon alınacaktır. Bunlarla kim ilgilenecek, değil mi?

SOSYAL MEDYA YÖNETİR Mİ?

Sosyal medyanın yaygın kullanımı ve akıllı telefonlarla etkileşimi, mobil uygulama üzerinde çalışan sosyal medya platformlarında her şeyin paylaşılmasını tetikledi. İş hayatında mutlu anlar ve başarıların yanı sıra kulaktan dolma doğru ya da yanlış haberler paylaşıldı. Bu haberlerin hızla yayılması "siber zorbalık" noktasına ulaştı. Çünkü haberlerin çıkış yeri bilinmeden gündemde olabilecek bir konu olması yeterli ve paylaşıldıkça paylaşılıyor. Bu işlemlerin birçoğu, kimi, olumlu ya da olumsuz etkileyeceği, kime fayda ya da zarar vereceği bilinmeden, istemsiz olarak gerçekleştirilir. Öyleyse neden sorgulamıyorsun ya da dikkat etmiyorsun? Çünkü şimdilik bu durumlara rağmen güçlü bir yaptırım yok.

SADECE KİŞİLER DEĞİL, AYRICA SOSYAL MEDYA ETKİSİNDE MARKA VE ŞİRKETLER

Günümüzde sosyal medyanın etkisi altında olanlar sadece bireyler değil. Markalar ve şirketler de büyük etki altındadır. Kendilerini kurtaramayacakları bir etki altındadırlar. Bir yandan sosyal projelerde yer almak ve içinde bulundukları ülke halkına sevimli görünmek, bir yandan dijital pazarlamayı kullanarak ticari kazanç elde etmek, diğer yandan sık kullanılanlarda her zaman görünerek unutulmaz olmak sosyal medya platformları ise popüler influencer'larla milyonlarca TL anlaşma yaparak. Influencer takipçilerinden yararlanarak onları yormadan akışına bırakarak avantaj elde etmek gibi yapmak zorunda oldukları çalışmaları yürütürler.

BU ÇILGINLIK NEREYE GİDECEK?

Akıllı cihazlarımızda sosyal medya ve mobil uygulamaların kullanımı her geçen gün artmaya devam ediyor. Televizyon izleme oranları hızla düşerken, dünya genelinde sinema, tiyatro, gösteriler, spor etkinlikleri gibi pek çok sosyal etkileşim pandemi süreci nedeniyle aksamış ve belki de insanların geride bıraktığı tek eğlence sosyal medya olarak görülebilir ve mobil uygulamalar. Her şeyde olduğu gibi sosyal medyada ve mobil uygulama kullanımında aşırı dozdan dolayı sorunlar olabileceği ortadadır. Özellikle geçtiğimiz bu süreçte herkesin mutlu olması gerektiği için şirketlerin de kazançlarını sürdürmesi gerekiyor. Ama bunu asla unutmayalım; spor yapmak iyidir, ancak holiganlık kötüdür, yemek yemek hoştur, ancak obezite sağlığa zararlıdır. Örnekler artırılabilir. Ancak sosyal medya ve mobil uygulamaların kullanımında bunu çok iyi anlamamız gerektiğini düşünüyorum. Zevk almak iyidir, ancak stres ve açgözlülük kesinlikle vücuda zarar verir. Sosyal medyadan ve mobil uygulamalardan keyif aldığınız müddetçe, "tatta kalmak" sözüne uygun olarak kullanmaya dikkat etmekte fayda var.

Teknoloji ve sağlık dolu günlere kavuşmak ve yeni bir yazı ile bir araya gelmek dileğiyle, sizlerle birlikte, siz değerli okurlarımın sağlıklı bir gün geçirmesini diliyorum.

İLK MEKTUP

Türkiye'nin en önemli mesleki deneyimlerimi medya şirketlerinden biri aracılığıyla yaşadığımı sizlere aktarmaktan mutluluk duyduğumu ifade etmek isterim. Toplantılar, seminerler, konferanslar ve bazı yayınlar ile aktarmaya çalıştığım günümüz hayatından teknoloji, bilim ve bilişim ile ilgili gelişmeleri sizlerle paylaşacak, misafirlerimiz hakkında merak ettiklerinizi sizlerle paylaşacağım. Zaman zaman ünlü ve değerli misafirlerimle yaptığım keyifli sohbetler ve ilgilendiğimiz konulara bakış açıları.

Arda MERİÇ
twitter.com/ardameric

Bunlara da Göz Atın

‘Pistonsuz motor ile yakıt, yağ ve motor aşınımı düşecek’

Çanakkale'de bir ilkokul öğretmeni bilgisayarda pistonsuz motorun 3 boyutlu çizimini yaptı. Öğretmen, bu motorun üretimi …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.